Bayındır Sağlık Grubu

Ekimoz ve yüksek tansiyon, Ders: EBE EBELİKTE ADLİ KONULAR

Bu hastalık İmmün bir hastalıktır. İmmün hastalıklar bağışıklık sisteminde oluşan bozukluklar nedeniyle vücudun kendi yapılarına saldırdığı hastalıklardır. Trombositopeni, yani trombosit kan pulcukları sayısının düşüklüğü ile seyreder. Trombosit sayısının düşüklüğü deri içine kanama nedeniyle oluşan peteşi ve ekimoz çürük dediğimiz kırmızı-mor renkte döküntülere sebep olur.

Şekil 1.

Please wait while your request is being verified...

Trombositler kan pulcukları kanın en küçük hücresel elemanlarıdır. Şekil 2. Peteşi ve ekimoz morluk Şekil 3a. Ağız içi kanama Şekil 3b. Dudak iç kısmında kanama Trombositler, kanamanın durdurulmasında rol oynarlar.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon) Nedir? (Fen Bilimleri) (Sağlık ve Tıp)

Kanama bölgelerinde birbirlerine yapışarak bir tıkaç oluştururlar. Normalde kan sayımında İTP hastalığında trombosit sayısı Trombosit sayısı azaldığında birbirlerine yapışmaları ve yeterli bir tıkaç oluşturmaları zorlaşır, buna bağlı olarak özellikle darbelerden sonra kanamalar uzun sürer. Kanamalar aşağıdaki şekillerde olabilir: 1.

Hastaların birçoğunda deri içine kanama sonucu kırmızı-mor renkte döküntüler olur.

ekimoz ve yüksek tansiyon hipertansiyon konsültasyonu

Bazen ağız içinde kanama veya burun kanaması görülebilir. Kadınlarda adet kanamaları uzayabilir veya kanama miktarı artabilir.

ekimoz ve yüksek tansiyon yüksek tansiyon için hap türü

Daha nadiren idrardan kan gelmesi idrar renginde pembeleşme veya çay rengi idrarmide kanaması kahve telvesi şeklinde kusma veya siyah renkli dışkılamabarsak kanaması siyah veya vişne çürüğü renginde dışkılama görülebilir. Çok nadiren hayatı tehdit eden beyin kanaması olabilir. Trombosit sayısı ne kadar düşükse, kanama riski o kadar fazla olmaktadır.

Kafa Travmaları

Bağışıklık sistemimiz yabancı organizmaları bakteriler, virüsler, kanser hücreleri ve benzeri tanır, antikor denen maddeler ile işaretler ve çöpçü hücreler tarafından işaretlenmiş hücreler yok edilir. Genellikle çocuklarda görülen İTP kısa sürelidir.

Oysa erişkin hastalarda kronik uzun süreli olma eğilimindedir. Bazen İTP başka hastalıkların seyrinde sistemik lupus eritematozus, bazı kanserler, bağışıklık bozuklukları, enfeksiyonlar veya bazı ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Hastalığınızla ilgili öykü, fizik muayene bulguları, kan sayımı ve periferik kan yaymasının incelenmesi ile İTP ön tanısı konulabilir. Kesin tanı için trombositopeni yapan diğer hastalıkların olmadığının gösterilmesi gerekir. Bu amaçla hekiminizin gerekli gördüğü durumlarda bazı biyokimyasal testler, viral enfeksiyon taraması, kemik iliği incelemesi ve batın ultrasonografisi yapılmasına ihtiyaç duyulabilir.

Tedavi kararı verirken kanama bulguları, periferik kan yayması ve trombosit sayısı beraber değerlendirilir.

One moment, please

Bazı hastalarda tek kürlük ilaç tedavisi ile kalıcı düzelme sağlanırken bazı hastalarda trombosit sayısı tekrar düşebilir ve ek tedavilere ihtiyacı olabilir. Tedavinin amacı hastalığı tamamıyla iyileştirmek değil, trombosit sayısını kanama için risk oluşturmayacak güvenli bir seviyeye yükseltmektir. Uygulanan tedaviler genel olarak bağışıklık sisteminin geçici olarak baskılanmasını sağlayarak trombositlere karşı antikor gelişiminin engellenmesi ve dalakta trombositlerin parçalanmasının durdurulmasını sağlayarak etki eder.

Bu amaçla kortikosteroid ilaçlar kortizonIVIG, anti-D ve hayatı tehdit eden kanamalarda trombosit süspansiyonu kullanılabilir.

ekimoz ve yüksek tansiyon ne tür hipertansiyon

Bu ilaçlarla kalıcı bir etki elde edilemezse trombositlerin başlıca parçalandığı organ olan dalağın çıkartılması splenektomi gündeme gelebilir veya bağışıklık sistemini geçici baskılayan diğer ilaçlar ve kemik iliğinde trombosit üretimini artıran ilaçlar kullanılabilir. Hangi tedavi seçeneğinin uygulanacağına hastanın klinik durumu ve ek hastalıklarına göre karar verilir. Çocukluk çağında görülen İTP genelde ilk bir yıl içinde iyileşir.

ekimoz ve yüksek tansiyon aromaterapi ve yüksek tansiyon

Ancak bazı çocuklar ve erişkin hastaların çoğunda iyileşemeyebilir. Kortikosteroidler: İştahı arttırır ve vücutta su ve tuz tutulmasına neden olur. Kilo artışı, özellikle yüzde şişme, kızarma, gövdede yağ toplanması, kollarda ve bacaklarda incelme yapabilir. Bu nedenle kortikosteroid kullanırken, diyete dikkat edilmeli, fazla şekerli ve tuzlu yenmemelidir.

Özellikle daha önceden şeker hastalığı diyabet olan kişilerin bu durumu doktoruna bildirmesi gerekmektedir. Bazen bilinen şeker hastalığı olmayan kişilerde de kan şekerinde aşırı yükselmeye neden olabilir. Eğer çok su içme, çok idrara çıkma ve halsizlik yakınmaları başlarsa mutlaka doktorunuza başvurunuz. Kortikosteroidler su ve tuz tutucu etkileri nedeniyle kan basıncını yükseltebilirler hipertansiyontansiyonu yüksek olan kişilerde tansiyon ilacına rağmen dengesizlik olabilir.

Kortikosteroid kullanırken mutlaka kan basıncınızı kontrol ettiriniz ve yüksekse doktorunuza bildiriniz. Kortikosteroidler ayrıca deride incelme, kızarma, karında mor çatlaklar, sivilceler, kadınlarda kıllanma ve adet düzensizlikleri yapabilir; seyrek olarak kemik başı aseptik nekrozu gelişebilir. Enfeksiyonlara, özellikle mantar enfeksiyonlarına eğilim artar. Bazı hastalarda psikolojik problemler depresyon veya mani görülebilir. Kortikosteroidlerin yan etkileri genellikle dozu ve kullanma süresi ile ilişkilidir.

Uzun süreli kullanımlarda kemik erimesi, gözde katarakt, glokom gibi yan etkiler oluşabilir.

Kan Hastalıkları ve Diyabet

Çocuklarda tüm bu yan etkilere ek olarak büyümede gerilik veya yavaşlama görülebilir. Bu nedenle özellikle kronik İTP hastalarında uzun süre yüksek doz kullanılmamaya çalışılır. Virüs bulaşmasını engellemek için çeşitli işlemlerden geçirilir, bu nedenle güvenli olduğu kabul edilmektedir.

Kırıklık, baş ağrısı, ateş, bulantı, titreme, çok nadiren ciddi ilaç reaksiyonları anafilaksi ve böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir. Bu nedenle mutlaka hastanede doktor kontrolünde uygulanırlar. IVIG tedavisi alırken sıvı alımınızı artırmanız ve susuz kalmamanız önerilir. Anti-D Anti-Rh : Kan grubu Rh pozitif ekimoz ve yüksek tansiyon hastalarda kullanılabilir, ancak kansızlığa neden olabilir.

Rituksimab: Bağışıklık sistemini geçici olarak baskılayabilir. Veriliş sırasında hafif cilt döküntüsü, ateş, nadiren hayatı tehdit eden allerjik reaksiyonlar anafilaksi sebep olabilir. Çok nadiren nörolojik yan etkileri olabilir. Hastanede doktor gözetimi altında verilir.

ekimoz ve yüksek tansiyon toplam kalp sağlığı

Dalağın ameliyatla çıkarılmasıdır. Splenektomi önemli bir cerrahi girişim olmakla beraber, günümüzde güvenli bir biçimde yapılabilmektedir.

Gebelerde zorunlu olmadıkça uygulanmaz. Genellikle başlangıç tedavisine cevap vermeyen, kronik hastalığı 12 aydan uzun süren kişilerde uygulanır. Dalak kapsüllü mikroplara karşı vücudumuzu koruduğu için, dalağın çıkarılması bazı mikroplara karşı savunmasız kalmamıza neden olabilir.

Kalp Kateterizasyonu ve Anjiyografisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bu nedenle splenektomi ameliyatından önce mutlaka pnömokok, hemofilus influenza tip B ve meningokok aşıları yapılır. Bu aşıların her 5 yılda bir tekrarlanması önerilir. Hayır, kesinlikle bulaşıcı değildir. Gebelikte İTP hastalığı olanlarda, bebeğe bir miktar antikor geçebilir, ancak yapılan çalışmalarda çocukta genellikle bir problem ekimoz ve yüksek tansiyon gösterilmiştir.

Geçici bir trombosit düşüklüğü olan bebekler kısa zamanda düzelmektedir. Doğumdan önce takip eden doktorunuza İTP hastası olduğunuzu bildirmeyi unutmayınız. İTP hastalığı başka hastalıklara yakalanmanızı kolaylaştırmaz. Ancak hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar vücudun direncini etkileyebilir. Kullandığınız ilaçların yan etkileri konusunda doktorunuzdan bilgi isteyiniz.

Kan Hastalıkları ve Diyabet / İzmir Ekol Hastanesi

Seyrek olarak İTP tanısı almış hastalarda zamanla başka romatizmal hastalıklar ortaya çıkabilir. İTP hastalığının kendisi hayatınızı yüksek tansiyona karşı plak. Ancak kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, ülser, kalp hastalığı gibi durumların bulunması ve splenektomi ameliyatı sırasında oluşabilecek sorunlar hayatı tehdit eden durumların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Splenektomi öncesi aşıları tam yapılan, gerekli korunma işlemleri tamamlanan ve diğer hastalıkları kontrol altında olan kişilerde genellikle güvenli bir şekilde splenektomi gerçekleştirilir.

Eğer trombosit sayınız normalden düşük ise aşağıdaki durumlarda dikkat etmelisiniz: 1. Ağrı kesici ilaç kullanımı: Herhangi bir nedenle ağrı kesici kullanmanız gerektiğinde doktorunuza başvurunuz. Aspirin ve pek çok ağrı kesici ilaç trombositlerin fonksiyonlarını bozar ve tehlikeli kanamalara neden olabilir. Özellikle aspirin içeren ilaçların alınması çok zararlıdır. Asetaminofen veya parasetamol grubu ilaçlar Minoset, Parol, Tylol ve benzeri kullanılabilir.

Yüksek tansiyon deri altı kanaması

Diş tedavisi: Dişlerin yumuşak diş fırçası ile mümkün olduğunca düzenli olarak fırçalanması ve ağız hijyenine dikkat edilmesi ekimoz ve yüksek tansiyon. Dolgu, diş çekimi, diş taşı temizliği gibi işlemlerde aşırı kanama olabilir, mutlaka doktorunuza danışınız.

ekimoz ve yüksek tansiyon yüksek tansiyon 3 derece yüksek

Enfeksiyonlardan korunma: Bulaşıcı hastalığı olan kişiler ile yakın temastan kaçınınız. Viral enfeksiyonlar trombosit değerlerinizde düşmeye yol açabilir. Cerrahi girişim: Herhangi bir cerrahi girişim yapılması gerekirse doktorunuza İTP hastası olduğunuzu mutlaka belirtiniz.

Kadınlarda adet kanamaları: Trombosit sayısının düşüklüğüne göre her zamankinden çok ve uzun süren kanamanız olursa doktorunuzu bilgilendiriniz.

Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri

Gebelik: Gebelikte trombosit sayısı normal kişilerde de azalabilir, ancak genellikle hafif trombositopeni şeklindedir. İTP hastalığı olanlarda ağır trombositopeni gelişebilir.

Bu nedenle mutlaka düzenli aralıklarla kan sayımı yapılmalıdır. Eğer trombosit değeri çok düşerse, kortikosteroidler ve azatioprin her trimesterde kullanılabilir.

Kortikosteroidler etkili olmazsa doğum sırasında IVIG veya trombosit süspansiyonu ile destek yapılır.